HUBYAR KÖYÜ KÜLTÜR ve SOSYAL YARDIMLAŞMA DERNEĞİ’NDEN AÇIKLAMA

 

Köyümüzde, 02.09.2017 tarihinde, yıllardır birlik cemlerimizi yaptığımız Pirevine, Türbemize ve Postnişinimizin ailesine yönelik olarak gerçekleştirilen saldırıyla ilgili, daha önce yayınladığımız kınama mesajı sonrası; yapılan bu saldırıyı destekledikleri ve onayladıkları anlaşılan bazı kişi ve kurumlarca, internet ortamında ve basında (geçmişte olduğu gibi); olayı saptırma ve hafif gösterme maksatlı açıklama ve haberler yayınlanmıştır.

Artık Yeter Diyoruz.

1-Cemevimiz, hem bizim, hem de tüm Alevilerin ibadet yeridir. Kutsalımızdır, geleneğimizdir.

Ocağımızın tarihinde ilk kez gerçekleşen; ibadet yerimizin, kutsalımızın, Pirevimizin organize bir şekilde camlarının kırılmasını, kapısının tekmelenmesini, içeriye sığınanların linç edilmeye çalışılmasını, hiç kimse savunamaz. Hafifletemez. Sorumluları, yalnızca kanun önünde değil, tarih önünde de, tüm Aleviler önünde de mahkum olacaklardır.

2-Hubyar Türbesi, yalnızca ortak atamızın Türbesi olmayıp, Tekkeyle birlikte Ocağımızın da merkezidir. Mevcudiyetimizi borçlu olduğumuz bu zata ve Ocağımıza, bu güne kadar en ufak bir saygısızlık olmamış iken;

Dergahımızın organize bir linç kalabalığı tarafından basılarak, 12 yaşında bir kız çocuğunun sıcak su dökülerek yakılması, 15 yaşında babasının yanında olan bir çocuğun linç edilmeye kalkışılması, kabul edilemez ve affedilemez bir vahşettir.

3-İstanbul’a ilk göçen köylülerimiz tarafından 1967 yılında kurulan ve köyümüzdeki tüm ailelerin üye olduğu derneğimiz tarafından, hem olayın tarafları, hem kimin nerede olduğu hem de olayın nasıl gerçekleştiği çok iyi bilinmektedir.

Hubyar Köyü Mensuplarınca ve Taliplerince, geleneksek olarak yıllardır Türbemizde kurban kesme, ibadet etme, bayramlaşma merasimi gerçekleştirilmektedir. Bu geleneği sanki bir “Vakıf etkinliği” gibi göstermeye kalkmak, yapılan bu ibadetin belirli kişilerce sahiplenilmesini ve etkinlik olarak gösterilmesini; inancımıza ve geleneklerimize saygısızlık kabul ediyor ve araçlaştırılmasını şiddetle kınıyoruz.

Olay anında akraba ziyaretinde olan 70 yaşındaki anamızın olayın içinde olduğuna, gece saat 20’de, jandarma köyden ayrıldıktan hemen sonra Türbeye girip, bahane olarak ta “…kurban sırası almak-kurban yeri ayarlamak…” gibi, bu güne kadar olmayan, duyulmayan, bilinmeyen bahanelere, belki ömründe hiç Alevi Dergahı görmemiş, işleyişi bilmeyen birkaç kamu görevlisini inandırabilirsiniz.

Biz ise, saldırıya uğrayan bu insanların, yıllardır hangi internet sitelerinden, kimlere hedef gösterildiğini; bahsedilen kurbanların o anda zaten kesilmiş olduğunu ve hazırlıkların da kendi harmanlarında yedirmek üzere olduğunu; kurbanı kesen-yüzen şahsın kim olduğuna kadar çok iyi biliriz.

Olayı saptırma amaçlı yazıda, Temel Ailesinden 3 kişi diye geçiştirilenlerin birisinin 12 yaşında kız çocuğu; birisinin 15 yaşında bir evladımızla, bu evladımızın babası olup, doğduğundan bu güne kadar değil kavga-küfür, ağzından azar dahi çıkmamış bir kardeşimiz olduğunu da çok iyi biliriz.

Yine bayramın ilk gününe ilişkin olarak suçlamada bulunulan Şenköylü canımızın, 69 yaşında; yılardır her kış tek başına, saldırganların evleri de dahil olmak üzere, köyümüzü, Ocağımızı bekleyen, hizmet eden bir şahıs- inançlı bir talip olduğu, ocağa saygısı ve hizmetleri ile herkesçe malumdur Bu sayede de, hepimizin takdir ettiği bir şahıstır. Bayramın birinci gününde de, hiçbir şekilde, hiçbir tahrikte bulunmamıştır.

Tam aksine, Bayramın birinci günü, yapılan provakasyonların jandarmalarca engellenmesini kayda almak isteyen köyümüz halkından ve derneğimiz üyesi Nurettin Balcı’ya kalabalık bir grubun saldırarak, linç etmeye kalkmasını da yine Jandarma zorlukla engelleyebilmiştir. Olay, tüm köy halkının gözleri önünde olmuş ve yargıya intikal etmiştir.

TÜM KAMUOYUNA BİR KEZ DAHA DUYURUYORUZ

02.09.2017 Cumartesi günü, Ocağımıza, Cemevimize, Postnişinimizin Ailesine; ağır, haksız, organize bir saldırı gerçekleşmiştir. Canlarımız darp edilmiş, çocuklarımız kaynar su ile haşlanmış, Cemevimiz taşlanmıştır. Saldırıyı yapanları ve yalan beyanlarla bu saldırıyı saptırmaya, kamuoyunu yanıltarak saldırıya destek olmaya çalışanları, aynı şiddetle kınıyoruz. Hukuksal sürecin de takipçisi olacağız.

Köyümüz özelinde gerçekleşen bu olayların, aslında çok daha büyük projelerin yalnız parçacıkları olduğunu biliyoruz. Yıllardır, Tokat ve yöresinde, Aleviler üzerinde gerçekleştirilmek istenen bu projenin, sanki köy veya aile olayı imiş gibi küçültülmesi, bu olay için hazırlanmış kılıftır. Aynı ölçekte olmasa bile, Tokat İli çevresinde bulunan Alevi Ocak Merkezlerinde de huzursuzluklar olduğu, hepimizin malumudur. Bu projenin gerçekleşmemesi için, öncelikle köyümüz halkı ve gençlerimiz olmak üzere, tüm kamuoyunu sağduyulu olmaya hukuk çerçevesinden çıkmamaya davet ediyoruz.